Home » AMERIKA » Can Dündar’a Cpj’den Basın Özgürlüğü Ödülü

Can Dündar’a Cpj’den Basın Özgürlüğü Ödülü

2699682-640x360Gazetecileri Koruma Komitesi’nin 2016 Uluslararası Basın Özgürlüğü Ödülü’ne layık görülen dört isimden biri gazeteci Can Dündar oldu.

New York’ta Waldorf Astoria otelde düzenlenen, Amerikan medyasının yanı sıra uluslararası medyanın da yoğun ilgi gösterdiği törende konuşan Can Dündar, Basın Özgürlüğü Ödülü’nü hapisteki gazetecilere adadığını söyledi.

Gazetecilerin hapis cezası, şiddet, tehdit gibi risk ve tehlikelerden arındırılmış biçimde çalışabilmeleri için uluslararası girişimlerde bulunan CPJ’nin (Committee to Protect Journalists-Gazetecileri Koruma Komitesi) Basın Özgürlüğü Ödülü’ne bu yıl Cumhuriyet gazetesi eski genel yayın yönetmeni Can Dündar, Mısırlı foto muhabiri Mahmud Ebu Seyid, Hindistanlı serbest gazeteci Malını Şubramaniam ve El Salvadorlu araştırmacı gazeteci Oscar Martinez layık görüldü. CNN’in uluslararası başmuhabiri ve sunucusu Christiane Amanpour’a da, basın özgürlüğü bağlamında elde ettiği uzun süreli, olağanüstü başarıdan dolayı Burton Benjamin Anma Ödülü verildi.

Uluslararası haber kuruluşlarının yöneticilerinin ve çalışanlarının katıldığı tören öncesinde DHA’ya konuşan Can Dündar, “Hem çok gurur duyuyorum hem de üzülüyorum. Ülkemde yaşanan basın özgürlüğüne darbelerin bedeli bu ve ödülü bu. Yani ona karşı verdiğimiz mücadelenin ödülü. Ama aynı zamanda o baskılarla yüz yüze kalmanın bedeli. Ödülü hapisteki arkadaşlarım adına alacağım, onların sorunlarını dile getirmeye çalışıyorum, burada da onu yapmaya çalışacağım” dedi.

Türkiye’de basın özgürlüğünün hiç iyi bir noktada olmadığını vurgulayan Can Dündar, “Bütün dünyanın gözü önünde müthiş bir basın kırımı yaşanıyor. Bir kaç gazete dışında sesini yükseltebilen medya organı kalmadı, televizyonlarda da öyle. Neredeyse son kaleleri savunuyor durumundayız. Korkarım bu gidişle hiç bir eleştirel ses kalmayacak medyada” dedi.

Tüm yaşananlara karşın geleceğe ilişkin umudunu da koruduğunu söyleyen Can Dündar, hiç bir zaman umudu kesmemek gerektiğini belirtti. Dündar, “Ben hapishanedeyken de mücadele veriyordum, umut doluydum. Mücadele olan insanlar olduğu sürece dünyanın her yanında bunun üstesinden gelinebilir” dedi.

Basın özgürlüğü konusunda dünyada genel bir baskı dalgası yaşandığına da değinen Dündar, otoriter rejimlerin ağırlık kazandığı bir sürece girildiğini, o yüzden de yurtdışındaki insanların Türkiye’yi hem şaşkınlıkla izlediklerini, biraz da kendi geleceklerini gördüklerini söyledi. Dündar, “Amerika’da basının Trump tarafından hedef alınması, burada da bir çok gazeteciyi dehşete düşürmüş durumda. O yüzden buradaki görüşmelerimiz bir tür dertleşme oldu. Onlar da bizim mücadelemizden çok şey öğrenecekler” diye konuştu.

CPJ Directoru Joel Simon da, CPJ Basın Özgürlüğü Ödülü kazanan dört cesur gazetecinin içinde yaşadıkları toplumlara ve uluslararası kamuoyuna haber verebilmek için özgürlüklerini ve yaşamlarını tehlikeye attıklarını söyledi. Simon, Türkiye’nin bir dönem ekonomik, demokratik, gelişim ve dinamik açısından model bir ülke olduğunu ancak son yıllarda bu durumun tersine döndüğünü belirtti ve ” Türkiye şimdi ifade özgürlüğünün, basın özgürlüğünün, insan haklarının baskı altına alındığı ülkelerin başında geliyor. Türkiye”yi izleyen herkes derin kaygı duyuyor” dedi.

Media dünyasından seçkin isimlerin katıldığı törende, konuşmacılar da Türkiye’de gazetecilere ve media kuruluşlarına yönelik uygulamaları eleştirdi.Törene oğlu ile birlikte katılan Can Dündar’ın, ödülünü aldıktan sonra yaptığı konuşmanın ardından, Cumhuriyet gazetesinin ‘Eğilmeyeceğiz‘ manşetli sayısını konuklara göstererek, “Asla vazgeçmeyeceğiz, eğilmeyeceğiz” sözleri ayakta alkışlandı.

Leave a Reply