Home » Featured » Doğum Turizmi Yeşil Kart Kapısını Aralıyor

Doğum Turizmi Yeşil Kart Kapısını Aralıyor

Amerika’da doğan bebeklerin otomatik olarak vatandaşlığa hak kazanması, “doğum turizmi” adı verilen ve sürekli büyüyen bir sektör yarattı.

Doğum turizmiyle ilgili resmi rakamlar mevcut değil. Ancak Center for Immigration Studies (CIS) – Göç Çalışmaları Merkezi, her yıl 36 binden fazla kadının doğum yapmak üzere Amerika’ya giriş yaptığını tahmin ediyor. CIS, doğum turizminden en fazla faydalanan ülkelerin Çin, Tayvan, Kore, Nijerya, Türkiye, Rusya, Brezilya ve Meksika olduğunu kaydediyor.

Amerika’da göçmenlik tartışması, Meksika sınırına duvar örmek, Amerika’ya mülteci girişlerini durdurmak ve Amerika’da yasadışı bulunan göçmen ailelerin akıbeti etrafında yoğunlaşıyor. Yeni başkan seçilen Donald Trump, seçim kampanyası boyunca, daha katı göçmenlik politikaları uygulanması çağrısı yaptı. Öte yandan, Amerika’da yaşamaya çalışan binlerce yabancının, uzun ve zorlu göçmenlik sürecinden geçmesi gerekmiyor. Onun yerine, Amerika’da bir bebek dünyaya getirmeleri yeterli.

Yabancıların doğum yapmak için Amerika’ya seyahat etmelerini yasaklayan bir yasa yok. Anayasaya göre de, Amerika’da doğan çocuklar, otomatik olarak vatandaş oluyor. Ancak, çocuklarının doğumuyla vatandaşlık kazanmaya çalışanlar, ülkedeki sağlık sigortası sistemini istismar ediyor ve bazı durumlarda, bebeklerinin hayatını tehlikeye atıyor.

Amerika Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) sözcüsü, Virginia Kice, “Hamile kadınların Amerika’ya girmesini yasadışı kılan bir yasa yok” şeklinde konuşuyor. Ancak Kice, Amerikan vatandaşlığı umuduyla turist vizesi başvurusu yapan kadınların büyük kısmının, ziyaret nedenlerini doğru beyan etmediklerini, bunun da suç olduğunu vurguluyor.

Amerika’ya giriş nedenlerinin doğum yapmak olduğunu açıklayanlarsa, başka bir engelle karşılaşıyor. Amerika Dışişleri Bakanlığı, vize başvurularının bireysel değerlendirildiğini, ancak ailenin planlanmış veya planlanmamış her türlü sağlık masrafını karşılayacak kaynaklara sahip olduğuna dair kanıt sunmasını istiyor.

Sınırı geçmeyi başaranların dünyaya getirdiği bebeklere herhangi bir ceza uygulanmıyor. Çocuk, anayasanın 14. maddesi gereğince, Amerikan topraklarında dünyaya geldiği için Amerikan vatandaşı oluyor. Amerika, doğumla vatandaşlık veren azınlıktaki ülkelerden biri olmayı sürdürüyor.

Bu durum bazı Amerikalıları derinden üzüyor. Doğumla vatandaşlık hakkına karşı olan Amerikan Göçmenlik Reformu Federasyonu (Federation for American Immigration Reform – FAIR) Başkanı Dan Stein “Oturum izni yasasının hiçbir gereğini yerine getirmeden, çocuğa vatandaşlık sunulması tamamen uygunsuz” diyerek sistemi eleştiriyor. Stein, “Anayasanın 14. maddesi, insanlara bu toplumla hiçbir bağı olmayan bireyler dünyaya getirmek için sistemi kendi çıkarları doğrultusunda kullanma izni vermeye yönelik değil” diyerek, maddenin yanlış uygulandığını savunuyor.

Doğum turistlerinin” büyük kısmı, ekonomik ve siyasi istikrarsızlığın hakim olduğu ülkelerden geliyor. Bazıları daha iyi sağlık hizmetlerinden faydalanmak için Amerika’da doğum yapmayı tercih ederken, diğerleri çocuğunun, gelecekte bir gün ailenin “Amerikan rüyasını” gerçekleştirmesine yardımcı olmasını umuyor. Amerika’da doğan çocuklar, ücretsiz eğitim, hükümet yardımı ve burs gibi diğer vatandaşların yararlandığı imkanlardan faydalanmak için Amerika’ya geriye dönebiliyorlar. Ayrıca, devlet memurluğu dahil birçok işte çalışabiliyor, Amerikan pasaportu sayesinde, dünyanın birçok ülkesine vizesiz seyahat edebiliyorlar. En önemlisi de, bu çocuklar 21 yaşına geldiğinde, anne ve babasına yeşil kart başvurusunda bulunabiliyor.

Doğum turizmi çok karlı

Birçok Amerikalı ve uluslararası şirket, doğum turizmini, zenginleşme yolu olarak görüyor. Bu firmalar ailelere, 80 bin doları bulabilen hizmet bedelleri karşılığında, Amerikan vatandaşlığına sahip sağlıklı bebek sözü veriyor.

Geçtiğimiz yıl federal yetkililer, California’da çoğunlukla Çinli kadınlara hizmet veren doğum evlerine baskın düzenledi. Yetkililer, aracı firmaların, hamile kadınlara sadece konaklama, yemek, araç ve çevirmen sağlamadığını, aynı zamanda Amerika’daki göçmenlik kurumların yanlış beyanda bulunarak nasıl vize alabilecekleri ve hastane faturalarını ödemekten nasıl kurtulacakları konusunda yol gösterdiklerini de söylüyor.

Doğum evlerinden birini işleten Chao Chen ve Dong Li’nin devam eden soruşturmasında, mahkeme belgeleri, müşterilerin aracı firmalara 50 bin dolar ödeme yapmalarına rağmen, genellikle 25 bin doları aşan hastane masraflarını ödemekten kaçındıklarını ortaya koyuyor. Müşterilerin çoğu, sağlık sigortası olmayan düşük gelirli hastalar için tasarlanmış 4 bin dolarlık doğum paketinden faydalanıyor.

“Doğum turizmi kalifiye göçmen sağlıyor”

FAIR gibi bazı gruplar, Amerika’da doğan bebeklerin, ikamet koşullarını yerine getirene kadar annesinin vatandaşlığına geçirilmesini talep ederek, doğumla vatandaşlık hakkı kazanılmasını önlemeye çalışıyor.

Ancak Los Angeles’taki California Üniversitesi’nden hukuk profesörü Hiroshi Motomura, doğum turizmi rakamları göz önüne alınırsa, yasaları değiştirmenin hata olacağını söylüyor. Motomura “Bazen yasalardan, hedeflenen grup dışındaki insanlar da yararlanır, ancak hedeflenen grup o kadar önemli ve büyüktür ki yasalar değiştirilmez” diyerek mevcut sisteme destek veriyor.

Motomura’ya göre, vatandaşları Amerika’ya vizesiz giriş yapabilen yaklaşık 40 ülke var ve bu ülkelerden gelen hamile kadınlar, vize dolandırıcılığı yapmadan Amerika’da doğum yapabiliyor. Doğum turizminin, bu bebeklerin Amerikan toplumuna ve iş gücüne entegre olmasına aracılık eden bir uygulama olarak görülmesi gerektiğini söyleyen Motomura, “Doğum turizmi, 20 yıl sonra kalifiye göçmenlere sahip olmak için yapılan bir yatırım olarak görülmeli” şeklinde konuşuyor.