Home » Featured » ‘Şehitlik Kavramı Yas Tutmamızı Elimizden Alıyor’

‘Şehitlik Kavramı Yas Tutmamızı Elimizden Alıyor’

‘Yas’ konusunda araştırmaları bulunan Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu, Beşiktaş saldırısıyla ilgili konuştu. İnsanların yas tutmasının engellendiğini söyleyen Hablemitoğlu, ‘şehitlik’ kavramının dini bir tanımlama olduğunu ifade ederek, “Bizim kolektif bir biçimde yas tutmamızı elimizden alan bir şey şehitlik” dedi.

‘Suikast sonucu 2002’de hayatını kaybeden akademisyen Necip Hablemitoğlu’nun eşi Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu, RS FM’de ‘Oyuna Devam‘ programının konuğu oldu.

Yasla Başa Çıkma ve Yas Danışmanlığı‘ konusunda da çalışmaları bulunan Hablemitoğlu, Beşiktaş’taki bombalı saldırıların psikolojik etkilerine dair değerlendirmeler yaptı.

Yas konusunda kendi deneyiminizden de hareketle tahliller yapıyorsunuz. Toplum ne yapmalı bu acılar karşısında?” sorusuna Hablemitoğlu, “Bilimsel olarak mecburen konuyla ilgilenmek, bir yandan da benzeri acıyı yaşamış olmak ince bir çizgi. Her ölümde çok hikâye var. Hepsi birer toplumsal travma” yanıtını verdi.

Toplumun yas tutup tutamadığını konuşmak gerektiğini‘ söyleyen Hablemitoğlu, “Ben eşimi kaybettikten sonra hiç şehit kelimesini kullanmadım. Çünkü onun başka bir tanımı var. Dini bir tanım ve biz bir hukuk ülkesiyiz. Henüz anayasal olarak bu değişikliği yaşamadığımız için. Bizim kolektif bir biçimde yas tutmamızı elimizden alan bir şey şehitlik” diye konuştu.

Yaşanan olaylardan bir anlam çıkarılamadığına vurgu yapan Hablemitoğlu, “Bunun için biz insanların katledildiğini kabul etmek zorundayız. Polis olması, öğrenci olması, bankacı olması önemli değil” dedi.

Ülkenin koşulları çok farklı. Polislerin arasında öğretmenlik yapamadığı için polis olmuş olan insanlar var” diyen Hablemitoğlu,

Biz ‘oh olsun polisdeme lüksüne sahip değiliz. Toplum o kadar öfke ve nefret diliyle o kadar yabancılaştırıldı ki bu bilinçli yapılıyor” ifadelerini kullandı.

Yas tutan bireyin 5 aşamadan geçtiğini aktaran Hablemitoğlu, “Biri şok ve inanamamak ve ardından inkâr gelir. Şehit demek inkâr biçiminden biridir. İnsan eliyle gerçekleştirilmiş ölümü bu şekilde reddetmiş oluyoruz. Kitlesel ölüm olduğunu kabul etmemiz gerekiyor” dedi.

Hablemitoğlu, “Ciddi bir biçimde, bile ve isteye insanların yas tutması engelleniyor. Bu ölümlerin ardından yaşanabilecekleri inkâr üzerine kurarsak bütünleşme sağlanamaz. Toplumsal yası ayrıştırıyorsak toplumsal bütünleşmeyi de engelliyoruz demektir” diye konuştu.

Türkiye’nin ‘Yasallaştırılmaya çalışılan bir kötülük düzlemine‘ doğru çekildiğinin altını çizen Hablemitoğlu, “Toplumun önünde birtakım model insanlar var. ‘Kadına dayak atabilirsiniz, Alevi’ye saldırabilirsiniz, bunlar normal’ deniyor insanlara. Ben yaptığımdan eminim ve cezalandırılmıyorum diyor insanlar. Mesela hâkim ne işin vardı orada diye sorabiliyor bir kadına. Toplumda adalet duygunuz, eşitlik duygunuz, güven duygunuz zedeleniyor. Neye sarılacaksınız? Davranışları meşru olarak gören kesimin güçlendiğini de görüyorsunuz. Eşitliğe, insan haklarına inanan kesim sessizleşiyor. Ve bu özellikle yapılıyor” dedi.

Devlet bize paylaşılabilecek alanlar açmıyor” diyen Hablemitoğlu, “Devlet her şeye müdahil. Devlet kendini mi vatandaşı mı korumakla yükümlü? Vatandaşını koruyamayan devlet, kendini de koruyamaz” yorumunu yaptı.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.