Home » Featured » Analiz: Türk Solunun Sorunu

Analiz: Türk Solunun Sorunu

Ismail Alptekin

Türk Solunun İletişim, İmaj ve Algı Sorunu

Turk Solu

Turk Solu

Konuya girmeden önce kısaca tanımlamaları yapalım.

İletişim, iletilen bilginin hem gönderici hem de alıcı tarafından anlaşıldığı ortamda bilginin bir göndericiden bir alıcıya aktarılma sürecidir.

İmaj, zihinlerdeki çağrışımlar, hisler, tutumlar ve izlenimler ile bunların olumlu/olumsuz değerlendirmelerinden oluşur; akla gelen özet-resim ya da sembolik anlamdır.

Algı, psikoloji ve bilişsel bilimlerde duyusal bilginin alınması, yorumlanması, seçilmesi ve düzenlenmesi anlamına gelir.

Tarihin her döneminde farklı fikir akımları, yaşam önermeleri, inançlar rekabete girmiştir. Bu rekabetlerin galibi herzaman dönemin ruhunu yakalayabilen taraf olmuştur. Eski Yunanda akıl ve felsefe, ortaçağda din ve şavaş kabiliyeti, yaşadığımız yüzyılda ise bilim ve teknolojik üstünlük dünyanın gidişine yön veren coğrafyaların ve bu coğrafya halklarının ön plana çıkmasını sağladı.

Sol ideoloji sanayi devriminden sonra batı toplumlarında işçi, emekçi mücadelesinin haritasını çizmiş, toplumun tarihsel olarak dezavantajlı katmanlarının sermaye ve siyasi elitle güç paylaşımını sağlamıştır.

Bugün kapitalist sistemin kalesi durumunda bulunan ABD’nin dahi solun önerdiği toplumsal ve bireysel fırsat eşitliğini temel alan devlet projeleri var. Gelişmiş ülkeler toplumsal huzuru ve eşitliği güçlendirerek sürekli kılmak için sol değerlere dayalı eğitim, sağlık, barınma, gıda gibi temel ihtiyaçları karşılamak adına pek çok devlet destekli politikalar üretmek zorunda kalıyor.

Peki Türk halkının “sol” algısı dünyadaki sol algıyla aynı mı? Yada politik arenada solu temsil edenlerin sol adına yürüttüğü projeler ve söylemler gerçekten dünyadaki “sol” la aynı eksende mi? Bu soruya vereceğimiz cevap bu yazınında yazılma nedeni..Türkiye’de yapılan tartışmalara bakarsak önce aklımıza gelen soru hangi sol? Türkiye’de sol var mı?

Evet Türkiye’de aralarında çok büyük farklar olmakla birlikte sol ideolojiyi benimsemiş siyasi partiler, vakıflar, dernekler, gençlik hareketleri ve sivil toplum kuruluşları var. Dünyadaki örneklerine baktığımızda Türk solunun en önemli özelliği her kesimin kendisini solun “tek” temsilcisi görme eğilimi ve ortak çalışıp proje üretme konusundaki yetersizlik. Çok partili sisteme geçişle başlayan demokrasi serüvenin neredeyse tamamında ülkeyi yöneten merkez sağ ideolojinin bileşenlerine baktığımızda pek çok cemaat, cemiyet, kanaat önderi, farklı sağ hatta sol guruplarla ittifaklar göreceksiniz. Buna karşılık Türk solunda herzaman “tekçi” eğilim hakim olmuştur. Bu “tekçi” eğilimler çoğu zaman liderin görüşü ekseninde şekillenip sol adına değilde o lider ve gurup için çalışmıştır.

Bugünün Türkiye’sinde halkın “sol algısı” bir ideoloji ve sorunlarına çözüm öneren siyasi bir proje olarak sol değil de kendini “solcu” diye tanımlayan guruplarla sınırlı kalmıştır.. Tartışmalardaki hangi sol sorusunun nedenide işte budur..

Her geçen gün otoriterleşen, siyasi rakiplerini etkisiz hale getirmek için devlet kaynaklarını ve nüfusunu kullanan, oluşturulan rant ve ihale havuzuyla onlarca televizyon, gazete, radyo hatta sosyal medya satın alan, kendi iktidarını devletin bekası olarak sunan, ülkeyi parti devletine dönüştürme eğilimini artık açıkça ifade eden, inanç sömürüsünü siyasi rant devşirmek için araçsallaştıran, ülkeyi birtek inşaat sektörü ve saman alevi gibi her an sönebilecek yabancı sermayeye hapseden, üretime değilde tüketime dayalı ekonomik büyümeyle nesilleri borç batağına hapsedip emeği ve umudu sömüren, birkaç etkili bürokrat, siyasi ve iş adamının kararıyla yapılan dev inşaat projeleriyle doğayı katledip ülkenin tarihi ve kültürel dokusuna her gün ağır darbeler vuran ve daha nice iç ve dış politikada ciddi hatalarını sayabileceğimiz bir iktidara karşı etkili bir muhalefet “yapılamaması” herkesin üzerinde bir değil bin defa düşünmesini gerektirir.

Her seçimde yenilmeyi “örenmiş” Türk solunun asıl sorunu temsil ettiği ideolojinin eksikliği değildir. Eksiklik küçük olsun “benim olsun” düşüncesinin hakim olduğu sol gurupların bir türlü ortak “değerler” platformununda birleşerek halka ulaşamamasıdır.

Ismail Alptekin
New York
Twitter.com/alptek2