Home » Featured » Yorum: “Numan Kurtulmuş’un ‘Telefon Diplomasisi’nden Kasıt Nedir?”

Yorum: “Numan Kurtulmuş’un ‘Telefon Diplomasisi’nden Kasıt Nedir?”

page_umit-kivanc-necdet-ozel-darbe-gecesi-kimleri-aradi_323499735

Hürriyet’ten Verda Özer, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’la 15 Temmuz ve sonrasını konuştu. “Numan Kurtulmuş: Amaç kaostu” başlığıyla yayımlanan görüşmede başbakan yardımcısı, darbe girişimi gecesinin ilk anlarını şöyle anlatıyor:

“Genelkurmay eski Başkanı Necdet Özel Paşa’yı aradım. ‘Bir bilginiz var mı?’ dedim. Bazı kuvvet komutanlarını aradığını söyledi; ‘ama hiçbirine ulaşamıyorum, önemli bir durum var’ dedi. Ben de ‘Paşam, kime ulaşabiliyorsanız ulaşın, durum çok vahim, bu darbenin karşısında açıklama yaptırmamız lazım’ dedim.”

Verda Özer, “Siz denemediniz mi Genelkurmay ya da MİT’i aramayı?” diye soruyor. Kurtulmuş’un cevabı şöyle başlıyor:

“Ben denemedim ama ulaşılamadığı bilgisi vardı. [Millî Savunma Bakanı] Fikri [Işık] Bey’le yaptığımız konuşmada öğrendim. Necdet Paşa sağ olsun, o gece iyi bir telefon diplomasisi yaptığını biliyorum. Arkasından hemen Köşk’e geldik.”

“Telefon diplomasisi”nden kasıt nedir? Necdet Özel birtakım yerleri aramış, birileriyle görüşmüş. Kimleri aramış? Ulaşılamayan komutanlara mı ulaşmış? Onlara ulaşamadıysa, işe yarar bir “diplomasi”yi kimlerle yürütmüş? Madem diplomasi, nelere karşılık neler söylenmiş? Eski genelkurmay başkanının yürüttüğü ve işe yarayan diplomasi konusundaki tahminlerimiz neler olabilir?

Haydi, bu paragrafı şu sonuçtan mahrum bırakmayayım: Sadece soruyorum.

“Bu jargon bizde ihtilali çağrıştırır”

Darbe girişimi gecesi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı yakalamak veya öldürmek maksadıyla Marmaris’te kaldığı otele baskın düzenleyen birliğin başında Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş vardı. (“Amacımız öldürmek değildi, yakalayıp götürecektik” diyor.) Sönmezateş, belki biliyorsunuz, “Darbeciyim, ama asla FETÖ’cü değilim,” diyen subay. İfadesinde fazlasıyla ilginç bölümler var. Ben burada sadece birine dikkat çekeceğim.

Bugünlerde gözlerden uzaklaştırılmaya çalışılan bir ezelî-ebedî hakikatimize daha çok itibar etsek isabetli olacağına dair bir delil bu; darbe meselesinin “ordudaki FETÖ örgütlenmesi” gibi bir başlık altına sıkıştırılamayacağına dair. 15 Temmuz’a gelişi anlatırken şunları söylüyor Tuğgeneral Sönmezateş:

“11 Temmuz’da Milsec adlı güvenli hattan, rutinde olduğu gibi Özel Kuvvetler’den Tuğgeneral Semih Terzi [15 Temmuz gecesi Ankara’da astsubay Ömer Halisdemir tarafından vurularak öldürüldü] beni aradı. (…) Ülkenin zor günler geçirdiğini, rahatsızlık duyduğunu [söyledi], benim de onun gibi düşünüp düşünmediğimi sordu. Bana ihtilalden bahsetmedi. Ancak bu jargon bizde ihtilali çağrıştırmaktadır.” (Son cümlenin altını ben çizdim -ük)

Bu yazının ardından lütfen Umur Talu’nun şu yazısını da okuyun: “Bir darbeci kolay yetişmiyor!”

Ümit Kıvanç

Leave a Reply